Yeniden başlamak mümkün mü?

2014-04-26 18:55:00

Son zamanlarda kendime ciddi ciddi sorduğum soruların başında geliyor bu; Yeniden başlamak mümkün mü? Yaş olarak henüz bir problemim yok lakin ruhen tam bir kazazedeyim. Yıpranmış ve harap olmuş bir ruh gruhu var sanki bu et parçasının altında. Kurtulmak istediğim çok fazla şey var. İnanın bana, çoğundan sizde de olsa sizde kurtulmak isterdiniz. Bağırışlar, inlemeler, acılar ve hayıflanmalar. Ama en acı vereni kuşkusuz bir şekilde söyleye söyleye dilime yapışıp kalmış keşkeler. Delirmemek elde değil. ruh sağlığımın çokta yerinde olduğu söylenemez zaten. Ama diğer taraftan da anılarım var, güzel ve unutmak istemeyeceğim anılar. Babam var mesela. Aslında bu konuya hiç girmesek daha iyi olacak. Son zamanlarda Hot in Cleveland izlemeye başladım. İnanın bana izlemeye değer bir yapım. 4 farklı kadın 4 ayrı hikaye. Bir yerden sonra değişime ihtiyaçları olduğunu farkedip biraz rastlantı eseri olsa da Cleveland'a taşınmalarıyla başlıyor herşey. Ve tüm o olay örgüsü. Elbette bazen fazla abartılı oldukları kabul edilebilir ama yeterince gerçekçi bir tarzları var. Konuyla ne alakası var şimdi bunları demeyin. Aksine konunun tam da içindeler. Çünkü benim için ''yeniden'' sorgusunun temel taşları bu 4 kadın. Yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla tamda bulmak istediğim cevabı veriyolar sürekli. Orantılı olmamanın ne kadar güzel ve talepkar bir duygu olduğunu kabul ettirdiler bana.  Yeniden başlamanın sil baştan olmadığını, sadece hayatında ki olumsuzlakları törpüleyerekte düzelebileceğini hatırlattılar. Demem o ki hayat bazen yeni bir sayfa açmakla ilgili değil, yapman gereken tek şey silgiyi eline alıp eski defteri biraz hafifletmek. Devamı

Zor!

2011-01-14 14:08:00

Ne kadar zor bilir misin karanlıkta yaşamak. Silinmesi alışkanlıklarının yavaştan. Bir tokat misali acıtması. Yalnızlık değil bu, terkedilmek değil. Sabaha kadarda yaşasam, bulamam. Bu hayat degil! Bir avuç keskin, kanlı söz senden geriye, cebimdeki tek varlığım. Hergün bir hiç olmak ne kadar zor, bilir misin! Düşlediklerinin elinden alınması, Düşleyememek! Bitmez, tükenmez bir acı hep bunlar. Ölesiye vuruyor kırbacı vücuduma. Kanıyor yüreğim, derinleşiyor. Ismini sıkıştırıyorum yaralarıma. Bir çift su damlası akıyor gözlerimden. Ağlıyorum! Özlemiyorum seni, Bu özlemek değil, biliyorum. Ben seni yazmayı özlüyorum. Bu gün yanımda değilsin. Dün olmadın, yarın da olmayacaksın. Bilir misin ne kadar zor karanlıkta yaşamak. Senin açtığın tüm yaraları; Karanlığın kapatması, bilir misin...? Devamı

....?!

2011-01-14 14:07:00

Bedenime sözlerinden yaptığığım frangalar takıyorum hergün. Zindanlarına hapsediyorum kendimi, düşüncelerimi. Ölmek pahasınada olsa, seni seviyorum'lara tutunuyorum. Zaman az, gözlerin bir o kadar uzak bana. Biliyorum, yollarında dikenli tellerin çok. Kan deryalarında yüzüyorum. Seni özlüyorum celladın hancerinde. Çevremi sarıyor karanlık duygular, yüzleri saklı. Ve bir an bir çığlık kopuveriyor bedenimden. Yumuşuyor her taraf, kararıyor, yere düşüyorum. Seni görüyorum yine tam karşımda. Sana koşmak niyetim, ayağa kalkıyorum. Gökyüzüne sarılıyorum sen diye. Bulutlara sözler dokuyorum. Uçuyorum feleğin uykusunda bir an. Sana geliyorum. Yanımda kanatları kar tanesi bir güvercin, Ben onu SEN görüyorum! Devamı

Sanırım bu son sözler

2011-01-14 14:06:00

Bazen gitmek gerekiyor galiba. Sen ne kadar sevsende hayatı, planlar kursanda geleceğe dair unutmak zorunda kalıyorsun. Ne kadar zor olduğunu bilemezsiniz siz dışardan seyredenler! Unutulmanın ne denli acı verdiğini. Sürekli karanlıkta karanlikla savaşmanın ne kadar yorucu ve yıpratıcı olduğunu. Savaşmak ilk önce kolay gelir her hücrene. Engel olamazsın başlangıçlar yapmaya. Ama bitişlerin nasıl zor olduğunu ve acı çektirdiğini sonra anlarsın. Bütün ışıkların söner tek tek. Herkes yitip gider bir anda. Her zaman uzak olan ölüm, en yakın arkadaşın olur. Onunla konuşursun artık. Kendi kendini öldürmek ne kadar zor ve kasvetli bilir misiniz? Ölüm bile bi yerde seni terketmeye başlayınca, ölümün kendi olmak istersin. Sebepler ararsın. Sebepler bulursun her adımda. Tüm isimler, tüm yüzler ona doğrudur. Ölüme aşık olmak ne kadar zordur bilir misiniz? Devamı

BİZ DAHA...

2011-01-14 14:03:00

  Hayallerimiz vardı biz daha küçükken.Toprak sahalarda oynadığımız oyunlardi özgürlüğümüz. Birimiz ağladı mı, hepimiz ağlardık, Ve güldümü birinin ufacık gözleri o gün yeniden doğardi melekler. Bilmezdik birbirimize vurmayı, Ve kin gütmemiştik henüz millerce ötedeki kardeşimize. Ufacıkti henüz bu eller. Içleri nasır tutmamış ve henüz kurşun sıkmakarını istememişti kimse. Biz henüz küçükken; Tek açımızdı yere düşüpte kanayan dizimiz. Ölümü bilmezdik. Öğretmemişlerdi bize öldürmeyi. Bahçelerimize koca koca bombalar değil, Küçücük yağmur damlaları düşerdi her haftanın başı. Biz daha küçükken. Henüz kurumamıştı göz pınarlarımız. Ikide bir akıtabileceğimiz gözyaşlarimiz vardı. Sevdalarımız vardı. Korkmadan yaşayabildiğimiz her sokakta. Elini tuttum diye vurulma korkusu olmadan. Bakabileceğimiz gözlerimiz vardı dünyaya. Güneşi görmeye hevesli adımlarımız. Yeşil bahçelerde koşmak isteyen yüreklerimiz vardı. Biz daha küçükken, Değişik melodiler anlam bulmamıştı körpe zihinlerde. Marşları tanımıyorduk henüz. Veya ayrımlar konmamıştı önümüze. Bilyelerimizin renkleriydi bizim için tek ayrımcılık. Hangi yoldan gittiğimiz önemsizdi mesela. Sağ sol kavramlarının mecazi anlamlarını öğretmeniskerdi daha. Biz daha küçüktük ve anlamıyorduk hiçbir şeyi. Sabah yataklarımızdan kurşun sesleriyle uyanmamıştık henüz. Pembe panjurlu masallarımız vardı örneğin. Mutlu biterdi hepsi ve her inanırdık yalan söyleyince burnunun uzayacağına. Yalanlarımız yoktu henüz. Birbirimize güvenimiz vardı. Biz daha küçüktük; Ve ölüyordu birileri arka bahçelerde. Daha dün oynadığım... Devamı